
Betik Dergisi
Sevgili gençler ve gençleri anlamak isteyenler; Bu sayımızda Z kuşağına daha yakından bakmak ve okurlarımıza yeni bir pencere açmak istedik. Mail kutumuza gelen eserleri okurken de hiç alınganlık etmedik(!) :) Bu sayımızı hazırlarken bize gelen e-postalardan da farkettiğimiz bir şey var: Tarih boyunca her yeni neslin önceki kuşaklarca hoş bulunmadığı ve eleştirildiği gerçeği gözardı edilerek yapılan yıkıcı ve bir temeli olmayan eleştiriler, bazı kesimlerce bilerek ya da bilmeyerek z kuşağıyla ilgili oluşturulmuş olan algı; Z kuşağının içinde bulunduğu çağdan nefret etmesine sebebiyet vermiş ve bu şekilde kendi neslinden haz etmeyen bir nesil meydana getirmiştir. Dijital iletişimin yaygınlaşması ve küreselleşme z kuşağının yanlış tanınması, genellemelere maruz kalması açısından bu neslin en büyük talihsizliği. Zaman zaman dünyanın öbür ucundaki z bireyinin yaptığı bir hareket bir neslin aforoz edilmesine sebep oldu. Z kuşağı bireylerinin yaptığı iyi şeyler ve başarılarıysa hep daha az duyuldu, pek ses getirmedi ya da ilgi çekmedi. Önceki kuşakların zamanında internet bu kadar yaygınlaşmış olsaydı tahmin ediyoruz ki o kuşaklara karşı da bu tür ön yargıların oluşması kaçınılmaz olurdu. Bu sayımızın z kuşağının internettte gördüğümüz haberlerden ya da yargılardan ibaret olmadığını, her kuşağı içine doğduğu toplumun, biraz da yapılan eleştirilerin şekillendirdiğini ve kendini bu çağa ait hissetmeyen gençlerin aslında o kadar da yalnız olmadığını hatırlatmak için genç kalemler ve gençlerin doğru anlaşılmasını isteyen kalemlerle derledik. Umarız ki 4. sayımız amacına ulaşır. Yayımlanmasında emeği geçen herkese teşekkür eder, okurlarımıza keyifli okumalar dileriz!
Betik Dergisi Tanıtım & İçerik Özeti
"Betik dergisinin 4. sayısı, "Z kuşağı" kavramını sosyolojik, edebi ve felsefi boyutlarıyla masaya yatırarak tek tipleştirici etiketleri sorguluyor."
Betik dergisinin Güz 2023 tarihli 4. sayısı, genel yayın yönetmenliğini, editörlüğünü ve tasarım ortaklığını Rabia Coşkun'un üstlendiği edebi ve sosyolojik bir çerçeveyle okur karşısına çıkıyor. Bu sayıda odak noktası olarak belirlenen 'Z kuşağı' teması, indirgemeci yaklaşımlardan uzak, çok boyutlu bir analizle ele alınıyor. Kadir Coşkun, 'Her Yeni Nesil Kendi Dönemi İçin Marjinaldir' başlıklı yazısında gençliğin tarihsel süreçteki konumunu incelerken; Tuğba Şimşek, 'Bir Harfe Sığdırmanın Mümkün Olmadığı Kuşak: Z Kuşağı' makalesinde insanı sadece harflerle etiketlemenin sığlığını vurguluyor ve Sezai Karakoç'un diriliş muştusuna atıfta bulunuyor. Teknolojinin nesiller üzerindeki dönüştürücü gücünü Şeyma Durmuş irdelerken, Ayşenur Kamalı 'Birkaç Yıl İçerisinde Doğan Tüm Bireylere Aynı Özellikleri Atfetmek Mantıklı Olabilir Mi?' sorusu üzerinden kronolojik sınırların yapaylığını karate kuşakları ve Yin Yang sembolizmiyle tartışmaya açıyor. Esra Öztürk ise 'Kim Bu Z Kuşağı' sorusuna sosyokültürel bir yanıt arıyor. Sayının düşünsel zenginliği, Yusuf Sezer Korkmaz'ın 'Değişen Çağda Değişmeyen Kurallar' başlıklı makalesindeki Makyavelist tutum eleştirisi ve ahlaki temellerin inanç sistemleriyle ilişkisi üzerine kurduğu felsefi sorgulamayla derinleşiyor. Edebi tarafta ise Şita Türkoğlu'nun melankolik anlatısı 'Size Aşığım', Gül Çet'in çocukluktan bireyliğe geçişin sancılarını aktaran 'Çocuk ile Birey' şiiri ve Arzu Çakıcı'nın geçmişin yüklerini simgeleyen 'Kambur' şiiri dikkat çekiyor. Fatoş Bat, 'Devler Ülkesinde Cüceler' öyküsüyle dışlanmışlığı atmosferik bir dille tasvir ederken, Hasan Edemen 'Seversek Yanlış Anlaşılır' şiiriyle toplumsal baskıyı, Sinem Şahin 'Hayat Acımasız' ile küresel adaletsizliği, Abdurrahim Cavit Özcan ise 'Fotoğraf Kutusu' ile geçmişe duyulan özlemi mısralara döküyor. İlknur Yılmaz'ın 'Hey Gidi Hey' başlıklı kuşaklar arası köprü kuran denemesiyle tamamlanan bu sayı, toplumsal kabulleri sarsan nitelikli bir içerik sunuyor.
Öne Çıkan Başlıklar & Dosyalar
- Kadir Coşkun ve Tuğba Şimşek'in kaleminden kuşak çatışmaları ve insan odaklı nesil analizleri
- Ayşenur Kamalı'nın kronolojik etiketlemeyi ve genellemeleri sorgulayan eleştirel makalesi
- Yusuf Sezer Korkmaz'ın değişen çağda ahlaki meziyetleri ve Makyavelist tutumları inceleyen yazısı
- Şita Türkoğlu, Gül Çet ve Arzu Çakıcı'nın bireysel varoluşu, çocukluğu ve melankoliyi işleyen edebi eserleri
- Fatoş Bat'ın dışlanmışlığı ve toplumsal sınırları ele alan 'Devler Ülkesinde Cüceler' başlıklı öyküsü
İşlenen Temalar
Betik Dergisi Tanıtım Videosu
Yayınlanan Sayılar

Sayı 4
"Sevgili gençler ve gençleri anlamak isteyenler; Bu sayımızda Z kuşağına daha yakından bakmak ve okurlarımıza yeni bir pencere açmak istedik. Mail kutumuza gelen eserleri okurken de hiç alınganlık etmedik(!) :) Bu sayımızı hazırlarken bize gelen e-postalardan da farkettiğimiz bir şey var: Tarih boyunca her yeni neslin önceki kuşaklarca hoş bulunmadığı ve eleştirildiği gerçeği gözardı edilerek yapılan yıkıcı ve bir temeli olmayan eleştiriler, bazı kesimlerce bilerek ya da bilmeyerek z kuşağıyla ilgili oluşturulmuş olan algı; Z kuşağının içinde bulunduğu çağdan nefret etmesine sebebiyet vermiş ve bu şekilde kendi neslinden haz etmeyen bir nesil meydana getirmiştir. Dijital iletişimin yaygınlaşması ve küreselleşme z kuşağının yanlış tanınması, genellemelere maruz kalması açısından bu neslin en büyük talihsizliği. Zaman zaman dünyanın öbür ucundaki z bireyinin yaptığı bir hareket bir neslin aforoz edilmesine sebep oldu. Z kuşağı bireylerinin yaptığı iyi şeyler ve başarılarıysa hep daha az duyuldu, pek ses getirmedi ya da ilgi çekmedi. Önceki kuşakların zamanında internet bu kadar yaygınlaşmış olsaydı tahmin ediyoruz ki o kuşaklara karşı da bu tür ön yargıların oluşması kaçınılmaz olurdu. Bu sayımızın z kuşağının internettte gördüğümüz haberlerden ya da yargılardan ibaret olmadığını, her kuşağı içine doğduğu toplumun, biraz da yapılan eleştirilerin şekillendirdiğini ve kendini bu çağa ait hissetmeyen gençlerin aslında o kadar da yalnız olmadığını hatırlatmak için genç kalemler ve gençlerin doğru anlaşılmasını isteyen kalemlerle derledik. Umarız ki 4. sayımız amacına ulaşır. Yayımlanmasında emeği geçen herkese teşekkür eder, okurlarımıza keyifli okumalar dileriz!"

Sayı 3
"Merhaba sevgili okurumuz! Gözünüz yollarda kaldı, biliyoruz. Uzun bir aradan sonra 3. sayımızı sizlere sunmanın sevinci bir başka. Ayrı kaldığımız zamanda birçok şey değişti, en başta logomuz. Derginin sayfalarını çevirirken tasarımımızdaki yeniliği de fark edeceğinize eminiz. 3. sayımızda Adem ve Havva'dan bu yana insanlık tarihinde var olan ve birkaç yıldır yalnızca ülke gündemimizden değil dünya gündeminden de düşmeyen "göç" olgusunu, yazarlarımızın zihnindeki çağrışımlarına da yer vererek ele almak istedik. Tarih boyunca göç etmemiş bir toplumun varlığı henüz bilinmiyor. Yalnızca Türklerin göç tarihi bile oldukça geniş bir araştırma konusudur. Dolayısıyla göç, ekonomik kaygı veya güvenlik kaygısıyla gerçekleştirilen olağan bir eylemdir. Göçün, göçmen ve varılan toplum üzerindeki etkisi elbette yadsınamaz ancak bu olayın başlı başına bir sorun olarak algılanması modernitenin bir sonucudur. Göç konusunun siyasete alet edilmesi, medyada ırkçı söylemlere yer verilmesi ve yalan haberlerin yayılması; göçmenlere karşı kin ve nefret duygusunu doğuruyor. Tüm bunlar toplum içinde huzursuzluğa sebep oluyor. Bakış açısını değiştirebilirsek göç, göçmenler için de göç edilen toplum için de fırsata dönüştürülebilecek sosyolojik bir olaydır. Farklılıkların getirdiği güzellik ve zenginlikle insanların birbirine karşı sevgi, saygı ve hoşgörüyle yaklaştığı huzur içinde yaşayan bir toplumun var olabileceğine inanıyoruz. Bu dünya kimseye kalmayacak. Herkes bir gün son nefesini vererek bu dünyadan göçüp gidecek. Ümit ediyoruz ki bu sayımız, göç olayının baş rollerini anlamaya vesile olur... Bu sayımızda eserleriyle yer alan değerli yazar ve şairlerimize emekleri için teşekkür ederiz."

Sayı 2
"Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba sevgili okur! Geç de olsa yeni sayıyı beğenine sunmak mutluluk verici. İkinci sayıyı yayımlarken fanzin olarak da yayıma başlamanın sevincini yaşıyorum. Ne demiş atalarımız? Geç olsun, güç olmasın! :) Kim bilir? Belki telefonunun ekranından değil, sayfaları tek tek çevirerek okuyorsundur bu sayımızı. Ayrı kaldığımız süre boyunca, birtakım yeniliklere ihtiyaç olduğunu fark ettim. Betik’i iki aylık sayılar halinde yayımlamayı planlayarak çıktığım yola, yıllık sayılar halinde devam edeceğiz. Bu kararı almamın en büyük sebebi, dergimizin yayın hayatına yeni başlamış olması ve fanzin olarak da yayıma başlamamız. Öğrenci olmamın etkisi de yadsınamaz tabii. Bunun yanında duyurmak isterim ki fanzin yolculuğuna başlamamızla beraber, dergimize ait bir yazar-çizer kadrosu oluşturmanın vakti geldi. Kadroya nasıl dahil olabileceğin ve gerekli şartlar sosyal medya hesaplarımızdan duyurulacaktır. Gelişmelerden haberdar olmak için bizi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsin. İkinci sayımızın kapak fotoğrafı sahibi Ömer Kalyoncuoğlu'na, eserleriyle katkı sağlayan yazar ve şairlerimize teşekkür ederim. Keyifli okumalar!.."

Sayı 1
"Merhaba sevgili okur! Dergimin ilk sayısını yayımlamanın verdiği mutlulukla yazıyorum okuduğun bu satırları. Dergi çıkarmak, tahmin ettiğimden daha sancılı ve bir o kadar da keyifli bir süreçti benim için. Betik'i okurken, en az benim hazırlarken aldığım keyif kadar keyif almanı temenni ediyorum. Dergimin hayat bulmasına ithafen, ilk sayının temasını "doğum" olarak belirledim. Umarım yayımlanan her yeni sayı, zihninde yeni fikirler doğmasına vesile olur. Bu serüvende en büyük destekçim olan aileme, biz öğrencilerini okumaya ve yazmaya sevk eden meslek dersi öğretmenlerim; Ahmet Tokiş, Hilal Bayraktaroğlu, Zühre Demir ve edebiyat öğretmenim Harun Aydoğdu başta olmak üzere Uluslararası Şehit Mehmet Karaaslan Anadolu İmam Hatip Lisesi'ndeki bütün öğretmenlerime, koordinatörümüz Recep Baydemir'e, tasarım hocamız Ubeydullah Erdoğan'a, bize dergiciliğin çeşitli unsurlarını öğreten hocamız Rumeysa Turan'a ve tüm Dergicilik Okulu ailesine, derginin oluşumunda emeği olan arkadaşım Enes Gürbüz'e, bu sayıda eserleriyle yer alan yazar ve şairlerimize teşekkür ederim. Kudüs'ü kol saati gibi yanımızda taşımamız dileğiyle..."
Sen de Kendi Dergini Çıkar!
Dijital Dergicilik Okulu'nda ücretsiz editörlük, yazarlık ve tasarım eğitimleri alarak tescilli dergilerimizin mutfağında yer alabilir, kendi eserlerini binlerce okuyucuyla buluşturabilirsin.
