
Sakura Dergisi
Sayı 3 (Kasım 2023)
Sakura dergisi 3. sayısında, beşeri duygulardan tasavvufi derinliğe ve Montaigne'in felsefi sorgulamalarına uzanan geniş bir yelpazede aşkın anatomisini inceliyor.
Sayı Hakkında / Tanıtım
Sakura dergisinin Kasım tarihli 3. sayısı, Genel Yayın Yönetmeni Gülistan Düz, editör Emine Büşra Bal ve tasarımcı Kübra Nur Çakmak’ın editoryal ortaklığıyla "Aşk" teması etrafında şekilleniyor. Sayı, beşeri sevgiden ilahi aşka, felsefi metin çözümlemelerinden anlatı ve şiirlere uzanan geniş bir yelpazede aşk kavramını masaya yatırıyor. Sultan Özaydın’ın "Aşka Yolculuk" başlıklı giriş yazısıyla başlayan sayı, aşkın insan ruhundaki dönüştürücü gücünü ve canlandırıcı etkisini irdeliyor. Aysel Açıkalın, "Aşk Nedir Bilen Var Mı?" sorusu üzerinden toplumsal duyarsızlaşmayı eleştirirken, aşkın sadece ikili ilişkilerden ibaret olmadığını; vatan, evlat ve yaratıcı sevgisini kapsayan hiyerarşik bir düzlemde ele alınması gerektiğini savunuyor. Sayının en dikkat çekici felsefi incelemelerinden biri olan Aydın Akyüz imzalı "Michel De Montaigne’in Denemeler’inde Aşk Teması", Fransız düşünürün hayatındaki trajedileri, dostu La Boétie ile olan bağını, eşi Françoise ve platonik aşkı Marie Gournay ile ilişkilerini mercek altına alarak rasyonalizm ile duygu arasındaki gerilimi çözümlüyor. Edebi yaratıcılığın şiirsel dışavurumlarında ise Gülistan Düz’ün "Sen Herkese Bir Şeyler Yazacaksın" ve "Aşkı Bir Kez Yaşarsın" şiirleri, melankoli ve yalnızlık temalarını işliyor. Sezgi Kaya’nın "Aşkın Yalın Hali", Mihriban Cesur’un "Aşk Tamburası" ve "Gülru", Ömer Edip Aslantaş’ın "Aşkın Büyüsü", Sibel Kaya’nın "Senin Aşkın" ve Emine Büşra Bal’ın "Yıllanmış Aşklar" adlı eserleri, aşkın farklı evrelerini ve hissettirdiği derin sızıları estetik bir dille aktarıyor. Bahar Batak’ın "Gizemli Aşk" öyküsü İstanbul Boğazı ve vapur yolculuğu ekseninde iki yabancının içsel çekimini hikayeleştirirken, Sena Nur Uslu "Meraklı Leyla" anlatısıyla komşuluk ilişkileri üzerinden ahlaki bir sorgulama sunuyor. Ceyda Çelik’in "Aşk-ı Muhabbet Şu Kainatın Sebebi Vücududur" metni ise konuyu tasavvufi bir boyuta taşıyarak tefekkür ve sükut kavramlarını birleştiriyor. Son olarak Mehmet Bilen’in "Sakura Çiçeği Gibiyim" şiiri, Japon kiraz çiçeğinin fanilik ve ani ölüm simgeliği üzerinden insan ömrünün geçiciliğini estetik bir hüzünle bağdaştırıyor.
Öne Çıkan Başlıklar
- Aydın Akyüz'ün kaleminden Michel de Montaigne'in Denemeler'indeki aşk, dostluk ve evlilik kavramlarının felsefi analizi
- Bahar Batak'ın İstanbul ve vapur yolculuğu fonunda iki yabancının karşılaşmasını anlatan 'Gizemli Aşk' öyküsü
- Ceyda Çelik'in tasavvufi tefekkür ve sükut ekseninde ele aldığı 'Aşk-ı Muhabbet' felsefesi
- Mehmet Bilen'in Japon kiraz çiçeğinin fanilik simgeliği üzerinden insan ömrünü sorguladığı 'Sakura Çiçeği Gibiyim' şiiri
- Gülistan Düz, Emine Büşra Bal ve Mihriban Cesur'un melankoli, vuslat ve sadakat temalı lirik şiirleri
