Sponsorlu İçerik
Bu modüldeki tüm dersler (4)
A
Ders 9.1Okuma Süresi: 4 dakika~689 kelime · normal hız

Yazmaya Başlamak ve Yazma Korkusu: 'Ben Yazamam' Psikolojisi, İç Sansür ve Yazar Özgüveni

Yazı masasının başına oturan hemen herkesin zihninde yankılanan ortak ve acımasız bir ses vardır: 'Sen kimsin ki yazıyorsun? Zaten söylenebilecek her şey söylendi. Yazdıkların çok sıradan ve berbat!' İşte bu ses, amatör bir yazar adayını daha ilk cümlesinde felç eden 'iç sansürcü'nün sesidir. İnsanların çoğu yeteneksiz oldukları için değil, ilk taslağın bir başyapıt olması gerektiğine inandıkları için yazamazlar. Yazarlık, kusursuzluk peşinde donup kalmak değil; kusurlu bir taslağa hayat verme cesaretidir. Bu derste 'ben yazamam' engelini yıkacak, yazdıklarınızı kötü de bulsanız asla silmeme kuralını öğrenecek ve yazar özgüveni ile kibir arasındaki hayati farkı keşfedeceksiniz.

Bu Derste Ne Öğreneceksiniz?

  • 'Ben yazamam' korkusunun altındaki mükemmeliyetçilik ve iç sansür mekanizmasını çözmek
  • İlk taslağın kusurlu ve kötü olmasına bilinçli olarak izin verme özgürlüğünü kazanmak
  • Yazıyı kötü bulsanız bile asla silmeme kuralını ('Fikrin Demlenmesi') uygulamak
  • Çekmecede saklamak yerine metni okur beğenisine çıkarma cesaretini edinmek
  • Yazar özgüveni (öğrenmeye açık cesaret) ile kibir (eleştiriye kapalı kibir) arasındaki sınırı çizmek

1. 'Ben Yazamam' Tuzağı ve Mükemmeliyetçilik Felci

Yeni başlayan herkesin zihnindeki en büyük yanılsama, usta yazarların kaleminden çıkan ilk cümlenin pırıl pırıl bir elmas gibi döküldüğünü sanmaktır. Oysa edebiyat tarihi bunun tam tersini fısıldar: Bütün ilk taslaklar kusurludur, dağınıktır ve biçimsizdir. Ünlü yazar Anne Lamott'un dediği gibi, 'Bütün iyi yazarlar önce berbat ilk taslaklar yazar; sonra o taslağı yavaş yavaş yontarak güzelleştirir.'

Yazmaya başlamanın tek yolu, 'kötü yazma hakkını' kendinize tanımaktır. Kendinize şu izni verin: 'Şu an yazdığım bu metin çok sıradan, dağınık ve kusurlu olabilir; ama bu bir başlangıçtır ve masada duran kusurlu bir metin, zihinde hapsolmuş muhteşem bir fikirden bin kat daha değerlidir.'

2. Altın Kural: Kötü Olduğunu Düşünseniz Bile Yazıyı Asla Silmeyin!

Yazar adaylarının en sık yaptığı ölümcül hata şudur: Gece bir hevesle iki sayfa yazar, sabah uyanıp okuduğunda beğenmez ve 'Bu ne saçmalık!' diyerek dosyayı siler ya da kâğıdı yırtıp atar. Oysa o anki ruh haliniz, yorgunluğunuz veya kendinize duyduğunuz aşırı eleştirel öfke son derece yanıltıcıdır.

Bir metni yazdıktan sonra en az birkaç gün, hatta birkaç hafta nadasa (demlenmeye) bırakmalısınız. Aradan zaman geçip sakin bir zihinle baktığınızda; o gün 'berbat' sandığınız metnin aslında ne kadar samimi, ne kadar güçlü olduğunu fark edeceksiniz. Ya da en azından o metnin içindeki tek bir paragraf, tek bir çarpıcı cümle; yepyeni ve harika bir yazının tohumu olacaktır. Yazılan hiçbir satır çöpe atılmaz; her karalama, gelecekteki üslubunuzun harcıdır.

Reklam

3. Çekmecede Çürütmek Yerine Okur Beğenisine Çıkarmak

Pek çok insan yıllarca defterler dolusu yazı yazar ama tek bir satırını bile kimseye göstermez. 'Ya gülerlerse, ya beğenmezlerse?' korkusu, yetenekleri çekmecelerde çürütür. Yazı ancak bir okurla buluştuğunda tamamlanan iki taraflı bir nefestir. Yazınızı bir okul dergisine, bir edebiyat bültenine veya dijital bir platforma göndererek test etmelisiniz.

Okurdan gelen tepkiler—ister beğeni ister yapıcı eleştiri olsun—yazarlık kasınızı geliştirir. İlk kez eser göndermek bir paraşütle atlayış gibidir; ilk adımı attıktan sonra korku yerini büyük bir heyecana ve üretim şevkine bırakır.

4. Yazar Özgüveni ile Kibir Arasındaki Hayati Ayrım

Yazarlık yolunda iki uçurum vardır: Bir yanda 'ben yazamam' ezikliği, diğer yanda 'ben bir dehayım, kimse beni anlayamaz' kibri. Yazarın ihtiyacı olan şey kibir değil, sağlıklı bir özgüvendir.

Özgüven; 'Benim de bu dünyaya söyleyecek sahici bir sözüm var, kusurlarımdan korkmuyorum ve her gün daha iyi yazmayı öğrenebilirim' inancıdır. Kibir ise öğrenmeyi, editörün düzeltisini ve okurun eleştirisini reddeder. Özgüvenli yazar eleştiriyi dinler ve metnini parlatır; kibirli yazar ise ilk eleştiride küser ve yerinde sayar.

Reklam

Uzman görüşleri ve kaynaklar

Esendal, edebiyatımızda 'durum hikâyeciliği'nin (Çehov tarzı) en büyük ustasıdır. Büyük laflar etmeden, sokaktaki sıradan insanın derdini en arı Türkçeyle yazmış; dergi mutfaklarında genç yazarları 'Korkmayın, kendi sesinizle yazın' diyerek cesaretlendirmiştir.

Bu ders için karşılığı: Yazmaya başlarken süslü sanatçı taklitlerine girmeyin; en sade kelimelerle en derin insan hallerini anlatın.

Memduh Şevket Esendal(Öykücülük, duru Türkçe ve yazar teşvikiTürkiye Cumhuriyeti · 20. yüzyıl)
Bilgi Yayınevi · Memduh Şevket Esendal Bütün Eserleri

Gary Provost'un meşhur 'Cümlelerin Müziği' öğretisi: Yazar ardı ardına aynı uzunlukta cümleler dizmemelidir. Kısa cümleler gerilim ve hız yaratırken, uzun cümleler dinginlik ve derinlik sağlar; ikisinin ahengi metni su gibi akıtır.

Bu ders için karşılığı: Yazınızı bitirince yüksek sesle okuyun; kulak tırmalayan, nefesi kesen tekdüze cümleleri ritmik bir tempoyla yeniden besteleyin.

Gary Provost(Cümle ritmi, müzikalite ve tempo yönetimiDünya · 20. yüzyıl)
Gary Provost · 100 Ways to Improve Your Writing
Reklam

Uygulama örneği ve saha pratiği

Bir lise öğrencisi, ilk denemesini yazdıktan sonra 'Çok çocukça oldu' diyerek silmek ister. Öğretmeni dosyayı silmesini engeller ve çekmeceye koyup 1 ay beklemesini söyler. 1 ay sonra metni tekrar okuyan öğrenci, giriş paragrafının harika bir metafor barındırdığını görür, oradan yola çıkarak okul dergisinin en çok beğenilen yazısını yazar.

Not: Kaynağı ayrıca belirtilmeyen örnekler, yöntemi somutlaştırmak için hazırlanmış eğitim senaryolarıdır; kişi adları ve sayısal sonuçlar temsilidir.

Reklam

Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Noktalar

  • Yazdığınız anda metni silme ya da yok etme dürtünüze karşı direnin; 'silme' tuşunu yazma aşamasında zihninizden çıkarın.
  • Kendinizi usta yazarların 40 yıllık birikimleriyle kıyaslayıp ilk günden haksızlık etmeyin.
  • Özgüveninizi koruyun ama asla kibre kapılmayın; en usta yazarlar bile son nefeslerine kadar birer çıraktır.

Dersin Özeti ve Anahtar Çıkarımlar

  • 'Ben yazamam' duygusu yeteneksizlikten değil, erken mükemmeliyetçilikten kaynaklanır.
  • İlk taslağın kusurlu olmasına izin vermek yazma eyleminin ilk şartıdır.
  • Kötü olduğunu düşündüğünüz yazıları asla silmeyin; demlenmeye bırakılan metinler sürpriz tohumlar taşır.
  • Yazar özgüveni cesaret verirken, kibir gelişimi ve öğrenmeyi durdurur.
Serbest Okuma Modu

Bu dersi tamamladınız mı?

Sonraki derse doğrudan serbestçe geçebilirsiniz. Okuma ayracı bırakma, kaldığın yerden devam etme, ders sonu değerlendirme quizleri, bölüm sınavları ve onaylı mezuniyet karnesi tamamen ÜCRETSİZ olan Eğitim Programı'na kabul edilen öğrencilere açılır.

Sponsorlu İçerik
Sponsorlu İçerik