Son Sayı
Mim Dergisi Kapak
Kültür Sanat Dergisi

Mim Dergisi

Kitap ve Edebiyat
Tür:Bağımsız
Periyot:Üç Aylık
Dil:Türkçe
Yayın Yeri:Manisa, Türkiye

3 aylık fikir ve edebiyat dergisi

Yayınlanan Sayı9 Sayı
Dergiyi Oku
YayıncıEsma Güç Çınar
Genel Yayın YönetmeniEsma Güç Çınar
EditörEsma Güç Çınar
Katkıda BulunanlarEsma Güç Çınar, Duygu Sena Keskin, Ezgi Çabucak, Dilara Güçlü, Betül Çetin, Rıdvan Sercan, Zümrüd_ü Sabah, Barani, Gülşah Demirtaş, İpek Seyhan, Birsen Eker, Ezgi Cankur, Demet Böyük, Sophia Jamali Soufi, Zeynep Yardımcı, Osman Akçay, Emine Yıldırım, Pakize Güvenç, Meryem Bağırova, Esma Altınsu, İhsan Fatih Polat, Muhammed Baran Aslan, Doludeli, Nida Alkan, Sophia Kanalı Soufi, Ezgi Yılmaz, Doğal Demirtaş, Ezgi Cihan, Aydın Cihan, Ömer Faruk İslak
Editoryal Özet & Temalar

Mim Dergisi Tanıtım & İçerik Özeti

Edebiyat ve Düşünce
"Mim dergisinin 9. sayısı, insan ruhunun derinliklerindeki beklentileri, hastalık ve şifa dengesini ve dervişane bir hiçlik yolculuğunu edebiyatın diliyle sorguluyor."

Mim dergisinin Mayıs 2026 tarihli 9. sayısı, Genel Yayın Yönetmenliğini ve editörlüğünü Esma Güç Çınar'ın üstlendiği edebi kadrosuyla, insan ruhunun ve modern yaşamın çelişkilerini derinlemesine ele alıyor. Sayının görsel dünyasını Demet Böyük'ün grafik tasarımı ve Emine Yıldırım'ın çizimleri şekillendiriyor. Eserde öne çıkan ilk metin, Esma Güç Çınar'ın kaleme aldığı 'Beklentisizlik Zorbalığı' başlıklı denemedir. Yazar, modern psikolojinin insana dayattığı 'beklentisiz olma' halini sorgulayarak, kırılmanın, üzülmenin ve beklenti içinde olmanın insanı robotlaşmaktan kurtaran asli hasletler olduğunu savunuyor. Sophia Jamali Soufi, 'Güneş' ve 'Karşılaşma' adlı şiirlerinde mesafeleri, ışık köprülerini ve sabahın gizemli uyanışını lirik bir dille işlerken, Osman Akçay 'Aşkın Mevsimleri' başlıklı hece vezniyle yazılmış şiirinde Seğmenoğlu mahlasıyla hasret, vuslat ve sabır temalarını geleneksel bir estetikle harmanlıyor. Zeynep Yardımcı, 'Hastalık Perdesine Bir Bakış' adlı makalesinde, hastalığın sadece bedensel bir zayıflık değil, insanı tefekküre ve özünü sorgulamaya yönelten ilahi bir hediye olduğunu felsefi bir düzlemde tartışıyor. Sayının en dikkat çekici kurgusal metinlerinden biri olan Zümrüd-ü Sabah imzalı 'Hiçlik Makamına Yolculuk', genç hattat Mansur ile Pir Ebu Zer arasındaki tasavvufi diyaloğu merkezine alıyor. Eşinin vefatıyla sarsılan Mansur'un, 'Lâ' harfini yazarak kendi benliğini yok etme ve hiçlik makamına ulaşma serüveni, 'Aşk=Vuslat-Benlik' formülüyle nihayete eriyor. Aynı yazarın 'Mürekkebi Yaralı Sükût' şiiri ise ayrılığın ve kederin ruhun mahrem odalarındaki yansımasını estetik bir dille aktarıyor. Mim, somut edebi tahlilleri ve derinlikli insan analizleriyle dikkat çeken bir sayı sunuyor.

Öne Çıkan Başlıklar & Dosyalar

  • Esma Güç Çınar'ın kaleminden modern insanın beklentisizlik dayatmasına karşı duruşu
  • Zümrüd-ü Sabah'ın derviş Mansur ve Pir Ebu Zer üzerinden kurguladığı Hiçlik Makamına Yolculuk anlatısı
  • Zeynep Yardımcı'nın hastalık, şifa ve tefekkür ilişkisini ele alan felsefi incelemesi
  • Sophia Jamali Soufi ve Osman Akçay'ın hasret, vuslat ve aşkın mevsimlerini işleyen şiirleri

İşlenen Temalar

#Tasavvuf ve Hiçlik#Modern Birey ve Beklenti#Hastalık ve Şifa Felsefesi#Aşk ve Hasret Estetiği
Video TanıtımSayı 4

Mim Dergisi Tanıtım Videosu

YouTube'da İzle

Yayınlanan Sayılar

9 Sayı Mevcut
Mim Dergisi 9
Mayıs 2026Sayı #9

Sayı 9

"Kışın o ağır, içe dönük perdesini aralayıp baharın tazeleyici nefesine gözlerimizi açtığımız 9. sayımızla yeniden huzurlarınızdayız. Tabiatın uyanışına, toprağın canlanışına şahitlik ettiğimiz bu bahar sayısı, tıpkı mevsimin kendisi gibi kalplerimizin derinliklerindeki tomurcukları da yeşertme gayesi taşıyor. Her bahar, yeryüzünü olduğu kadar ruhumuzu da ısıtan bir güneşle başlar. Biz de bu sayımızda, hayatın tam kalbine dokunan; bizi kimi zaman derin bir sükûtun koynuna bırakan, kimi zaman ise varlığın ve yokluğun ötesine, o dervişane hiçlik makamına doğru uzun bir yolculuğa çıkaran eserlere yer verdik. İnsan olmanın en kırılgan hallerini, hastalık perdesinin arkasında gizlenen şifayı ve hayatın en güzel hediyesi olan o kalbi karşılaşmaları kelimelerin gücüyle ilmek ilmek işledik. Baharın gelişiyle tabiatın geçirdiği o muazzam dönüşüm, insan ruhunda aşkın farklı mevsimleri olarak yerini bulur. Yeni sayımızın sayfalarında, hem bu dönüşümün zarafetini hem de çağın dayatmalarına karşı duran vakur bir yalnızlığı bir arada bulacaksınız. "Her bahar bir uyanıştır; hem toprağın hem de kalbin..." Mürekkebin şifasına ve kelimelerin asaletine inanan tüm okurlarımız için derinlikli, sakin ve bir o kadar da umut dolu bir seçki hazırladık. Baharın, içinizdeki umudu daima taze tutması temennisiyle... Keyifli okumalar"

Mim Dergisi 8
Şubat 2026Sayı #8

Sayı 8

"8. sayımızla karşınızda olmak büyük sevinç sevgili okur. Her sayımızı heyecanla beklediğinizi gösteren mesajlarınıza teşekkürlerimi sunarak başlıyorum. Hani bazı karşılaşmalar vardır ya; adını koyamayız ama içimizde bir kapı aralar. Bir gülümseme gibi… Sessiz, iddiasız, ama kalıcı. Bu sayıda biraz o kapı aralığından bakıyoruz hayata. MİM’in 8. sayısı; rastlantı sandıklarımızın aslında ne kadar anlam yüklü olabileceğini fısıldıyor. Yolların neden kesiştiğini değil belki ama kesiştiğinde bizde neyi uyandırdığını soruyor. Aşkın yüksek sesli hallerinden çok, sessiz ama derin izlerini takip ediyor. Bu sayfalarda; küçük bir temasın, beklenmedik bir buluşmanın kalpte bıraktığı izin, bir gülümseme cesaretinin, aşka yabanibir yüreğin tereddüdünün ve “tesadüf mü?” diye sormaktan kendimizi alamadığımız anların ardına takılacağız. Yeni sayımızda belki kendinizle, belki bir başkasıyla, belki de uzun zamandır ertelediğiniz bir duyguyla karşılaşacaksınız. Okurla aramızdaki bu yeni buluşmanın; kalbinize iyi gelmesini, sizi durup bir an gülümsetmesini diliyoruz."

Mim Dergisi 7
Kasım 2025Sayı #7

Sayı 7

"Sevgili okur, MİM Derginin 7.durağına hoş geldin. Bu sayıyı hazırlarken fark ettim, bazen kelimeler bile yoruluyor. Sürekli konuşan, açıklayan, anlatan bir dünyada, sessiz kalmanın da bir dili var. Belki de en güçlü metin, söylenmeyen satırda saklıdır. Yedinci sayıya gelirken, içimizde bir durulma hissi vardı. Ne acelemiz vardı, ne yetişmemiz gereken bir yer. Sadece yazmak istedik olduğu gibi, fazlasız. Bazen bir kalp kırıklığı kadar kısa, bazen bir nefes kadar uzun yazılarla. Sayfaları çevirdikçe fark edeceksin; Her yazı biraz iç döküş, biraz içe dönüş gibi. Kimi satırda bir çocuk sesi yankılanıyor, kimi satırda bir suskunluk. Ama hepsinde aynı arayış: Kendine dönmek, yeniden hatırlamak, yeniden başlamak. Bu sayı bir koşu değil, bir yürüyüş gibi. Hızla değil, fark ederek okunmalı. Bazı cümleleri ikinci kez okurken, belki ilk seferinde duymadığın bir anlamı hissedersin. Belki de tam o anda, kendi iç sesine rastlarsın. Yedinci sayımızla birlikte, Bir kez daha hatırlatıyoruz kendimize: Yazmak, yaşamanın bir başka biçimidir. Ve biz, her sayıda biraz daha kendimize varıyoruz. Yavaşla, derin bir nefes al... Bu defa hiçbir şeyin acelesi yok."

Mim Dergisi 6
Ağustos 2025Sayı #6

Sayı 6

"Sevgili okur; Her sayı, kendi iklimini beraberinde getiriyor. MİM'in bu altıncı durağında ise daha çok karanlığın içinden süzülen ışık, sessizliğin ortasında yankılanan bir çığlık var. Sayfalarımıza sinen metinler, çağımızın sancılarını, ruhumuzun dar geçitlerini ve insan kalbinin bitmeyen arayışını dillendiriyor. MİM, yeni sayısında bir yol haritası çizmiyor; yalnızca işaretler bırakıyor. Bazen bir çıkmazın ucunda, bazen de bir ağıdın ortasında umut kıvılcımı oluyor. Bu sayıda da okuyucusunu, kendi iç âlemine dönmeye, sorgulamaya ve yeniden düşünmeye davet ediyor. Her yeni sayı, birlikte büyüttüğümüz bir yolculuk. Yolumuzun yolcularına, bu yürüyüşte bize eşlik ettikleri için minnetle... Sevgiyle.."

Mim Dergisi 5
Mayıs 2025Sayı #5

Sayı 5

"Sevgili okur; Yeni sayımızla birlikte MİM Dergi 1 yaşında! Tam bir yıl boyunca kelimelerle yoğrulduk, fikirlerle harmanlandık, hayallerle beslendik. Şimdi pastanın mumlarını üfler gibi coşkuyla diyoruz ki: İyi ki doğduk! Bebek adımlarıyla başladığımız bu yolculukta her sayı, biraz daha büyüdük, serpildik, kendi sesimizi bulduk. İlk taslağın başında otururken "Acaba biri okuyacak mı?" diye sorduğumuz günlerden, "Yeni sayı ne zaman çıkıyor?" mesajlarına geldik. İşte bu, kocaman bir teşekkür sebebi! Bir teşekkür daha: Yıl boyunca her sayının ruhunu görselleştiren, her sayfanın derginin karakterini taşır hale gelmesini sağlayan, bize her zaman ilham veren grafikerimiz Duygu Sena Keskin'e. Bu yolculukta bizimle olan ve emeğini esirgemeyen sevgili Duygu Sena'ya sonsuz teşekkürler! Sayesinde dergimiz bir görsel şölene dönüştü. Ve fark ettik ki: MIM sadece bir dergi değil, bir ruh, bir ekip, bir muhabbet halkasıymış. Her sayfada biraz biz, biraz siz, biraz da hayatın ta kendisi varmış. Bu satırları okuyan güzel insanlar, daha çok sayımız, çokça fikrimiz ve yazacak nice güzel şeyimiz var! Nice sayılara, hep birlikte, iyi ki varsınız!"

Mim Dergisi 4
Şubat 2025Sayı #4

Sayı 4

"Yeni bir yılda yeniden sizlerle olmanın tatlı huzuru içindeyiz. Her yeni yıl taptaze bir başlangıç sunar. Bu yıl ne yazacağımızı, hangi kapılardan geçeceğimizi, neleri aşacağımızı, kimlerle karşılaşacağımızı, hayat direksiyonumuzun hangi yöne kıvrılacağını bilemiyoruz. Yeni yılı heyecanlı ve çekici kılan da bu bilinmezliktir aslında. MİM Dergisinin 4. sayısında yeni başlangıçların, değişimin ve dönüşümün izini sürüyoruz. Bu sayımızda yeni yılın taze heyecanı ile geçmişin deneyimlerini birleştirerek okurlarımıza ilham verecek metinler sunmayı amaçladık. Yeni yıllarınız, yeni hikâyeleriniz, yeni ilhamlarınız ve yeni umutlarınız bol olsun! Keyifli okumalar"

Mim Dergisi 3
Kasım 2024Sayı #3

Sayı 3

"Sevgili okur, Sonbahar kimi için hüzün kimi için aşk kimi için huzur demek. Bizim için ise, üstat Ahmet Hamdi TANPINAR'ın dediği gibi "Başka mevsimlerde belki biz şair oluruz fakat sonbahar, kendisi şairdir.", sonbahar hem şairdir hem de şiirin kendisidir. Bu yüzden MİM Dergisinin 3.sayısını bol bol şiirlerle bezedik. Şiirlerin gönlünüze şifa olmasını murat ederek yeni sayımızı beğenilerinize sunuyoruz. Bu sayımızın çıkmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, özgün tasarımıyla dergimizden desteğini esirgemeyen grafikerimiz Duygu Sena KESKİN'e ve ismimin önüne eklediği yeni ünvan ile bana yeni bir kimlik kazandıran şimdiye kadar tattığım hiçbir güzel duygu ile kıyaslanamayacak kadar muhteşem duyguları bana yaşatan benliğimin yabancısı olduğu deneyimleri bana tattırarak hayatıma yeni bir renk katan sevgili Nurhüma'ya teşekkürlerimi sunuyorum. Hayatınıza yeni renkler katanların artması ümidiyle.... Keyifli okumalar..."

Mim Dergisi 2
Ağustos 2024Sayı #2

Sayı 2

"Sevgili okur; İnsanın kendini ifade etmeye olan ihtiyacı onu yazmaya teşvik eder. Her yazı, yazarının iç dünyasından izler taşır. Bu yönüyle her yazı kıymete değerdir. MİM Dergisinin 2.sayısında yeni ve yetenekli yazarlarımızın gönül ufuklarına yelken açıyoruz. Bu sayımızda, okuduktan sonra hayatınızı yeniden sorgulamanızı sağlayacak bunun yanı sıra umut olacak ve umudunuzu diri tutmanıza yarayacak deneme, öykü ve şiirler ile karşınızdayız. Ayrıca geçen sayımızdan da adet edindiğimiz üzere mizah amaçlı popüler bir film yorumunu da beğenilerinize sunuyoruz. Yol uzun, hayat kısa, hayatımızdaki güzel izlerin sayısını arttırmak ümidiyle... Keyifli okumalar.."

Mim Dergisi 1
Mayıs 2024Sayı #1

Sayı 1

"İnsan sonsuza ve sonsuzluğa dair her şeye müptela. Sonlu bir varlık olan insanın sonsuzlukta yer bulabilmesi ise geride bırakacağı bazı güzel izlerle mümkün olabiliyor ancak. Geride güzel izler bırakmak ümidiyle dergimizin ilk sayısını yayımlıyoruz. Eskiden önemli görülen, dikkatten kaçması istenilmeyen yerlerin başına mim işareti konulurmuş. Böylelikle mim harfi mühim kelimesinin kısaltması olarak kullanılırmış. Dilimize yerleşen mim koymak söylemi de buradan gelmiştir. Dolayısıyla mim koymak mühim olanın altını çizmek demektir. Altını çizdiğimiz şeyler ise önem atfettiklerimizdir. Hayatımızda iz bırakacak olan bu dergimize verdiğimiz öneme binaen biz de ismini MİM koymayı uygun bulduk. Bizim için mimler hayatımızdaki izlere düşürülmüş dipnotlardır. Dergimiz hayata bir mim koymak şiarıyla yola çıktı. Bu yolculukta okuyucularımıza ufuk ve zihin açıcı okumalarla yeni bir perspektif kazandırmayı hedefliyoruz. Bu derginin çıkmasında emeği geçen Dijital Dergicilik Okulu ekibine ve tüm süreçlerimde yanımda olan, desteğini her daim hissettiren sevgili eşim Yavuz ÇINAR Beyefendiye şükranlarımı sunuyorum. Keyifli ve zihin açıcı okumalar dileklerimle."

Dijital Dergicilik Okulu Akademi

Sen de Kendi Dergini Çıkar!

Dijital Dergicilik Okulu'nda ücretsiz editörlük, yazarlık ve tasarım eğitimleri alarak tescilli dergilerimizin mutfağında yer alabilir, kendi eserlerini binlerce okuyucuyla buluşturabilirsin.