
Mim Dergisi
Sayı 1 (Mayıs 2024)
Mim dergisi, ilk sayısında insan ruhunun derinliklerine, varoluşsal sancılara ve toplumsal meselelere felsefi ve edebi bir mercekle yaklaşıyor.
Sayı Hakkında / Tanıtım
Mim dergisi, İlkbahar 2024 tarihli ilk sayısıyla yayın hayatına adım atıyor. Genel Yayın Yönetmenliğini ve editörlüğünü Esma Güç Çınar'ın üstlendiği, grafik tasarımında ise Duygu Sena Keskin'in imzasını taşıyan bu ilk sayı, "Kadim Yolculukta Mim Molası" kapağıyla okuyucuyu karşılıyor. Dergi, ismini aldığı "mim" harfinin "mühim olanın altını çizmek" ve "iz bırakmak" anlamlarından yola çıkarak, insan varoluşunun ve toplumsal ilişkilerin derinliklerine inen zengin bir içerik sunuyor. Açılış yazısı olan "Kim-lik"te Esma Güç Çınar, diyalog formatında kurguladığı metinle insanın kendini tanımlama çabasını ve etiketlerin sığlığını sorguluyor. Hemen ardından Ömer Faruk Islak, "Ben Oldum Demek Öldüm Demektir" başlıklı makalesinde Yunus Emre'nin felsefesinden hareketle, insanın sürekli gelişim ve öğrenme arayışını, Kemal Sayar'ın zihinsel ve kalbi paslanmaya karşı uyarılarıyla harmanlayarak ele alıyor. Doğal Demirtaş, "Buçuk" adlı yazısında Roman toplumunun maruz kaldığı ötekileştirmeyi, lise yıllarından Yaşar ve Gülsüm'ün hikayeleri üzerinden sarsıcı bir dille aktarırken Cahit Sıtkı Tarancı'nın dizeleriyle toplumsal barış arzusunu pekiştiriyor. Esma Güç Çınar'ın "Sonlu Yaşamın Anlamlılığı" makalesi, ölüm gerçeğinin hayata kattığı değeri felsefi bir düzlemde tartışırken, Betül Nur Çakır "Yaş Alırken Yaşamak" başlıklı kapsamlı tahlilinde modern insanın en çok ihtiyaç duyduğu öz şefkat, öz farkındalık ve kendini affetme kavramlarını psikolojik derinlikle çözümlüyor. Edebi kanatta ise Ezgi Cihan'ın "Bahara Dair" ve "Yaşanamamışlıklara" başlıklı metinleri, Aydın Cihan'ın "Aşkın Tekabülü", Ezgi Çabucak'ın "Tut Elimi" ve Gülşah Demirtaş'ın "Sen Düşü" şiirleri estetik bir duyarlılık sunuyor. Ezgi Yılmaz'ın "Çöp Tenekesi" başlıklı alegorik anlatısı toplumsal duyarsızlığı sorgularken, Nihat Çankır'ın "Bir Yüzük Meselesi" makalesi J.R.R. Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi evrenindeki güç, hırs ve toplumsal sınıfları sosyolojik bir perspektifle analiz ederek sayıyı sonlandırıyor.
Öne Çıkan Başlıklar
- Ömer Faruk Islak'ın kaleminden Yunus Emre öğretisiyle şekillenen 'Ben Oldum Demek Öldüm Demektir' başlıklı varoluşçu sorgulama
- Doğal Demirtaş'ın 'Buçuk' yazısında ele aldığı toplumsal ötekileştirme ve Roman kimliği üzerine çarpıcı lise anıları
- Esma Güç Çınar'ın 'Sonlu Yaşamın Anlamlılığı' makalesinde ölümün ve sınırlı zamanın hayata kattığı değeri inceleyen felsefi yaklaşımı
- Betül Nur Çakır'ın 'Yaş Alırken Yaşamak' çalışmasında modern insanın öz şefkat, öz farkındalık ve kendini affetme süreçlerine dair derin tahlilleri
- Nihat Çankır'ın 'Bir Yüzük Meselesi' başlıklı, Tolkien'in Orta Dünya mitolojisini sosyolojik ve felsefi açıdan ele alan özgün incelemesi
